Wordpress Themes
May 19

 U – Ü

ULCUS: Ülser
ULNA: Önkolun iki kemiğinden içte (serçe parmağı tarafında)bulunanıdır.
ÜLSER: Geniş anlamıyla deri ya da mukoza altı dokuları meydanda bırakan kronik yaralardır.
ÜLSERATİF KOLİT: Kalın barsakla rektumun, kronik iltihabı ve ülserasyonudur.
ULTRASONOGRAFİ: Ultra-ses kullanılarak elde edilen görüntüler.
ULTRASOUND: İnsan kulağının duyamıyacağı kadar yüksek frekanslı ses dalgaları.Ultra-ses.
ULTRAVİOLE: Dalga boyu 2000-4000 arası olan mor ötesi ışınlar.
ÜREMİ: Kandaki üre oranının normalin üzerinde olması halidir.
ÜRETER: Böbreklerle idrar torbasını birleştiren, idrarın torbaya ulaşımını sağlayan tüptür.Her iki tarafta birbirinden bağlantısız olarak bulunur.
ÜRETRA: İdrarın dışarıya atılmasını sağlayan ve ıdrar torbasından sonraki idrar yoluna verilen isim.
ÜRETRİT: Üretranın iltihabıdır.
ÜRİN: İdrar.
ÜROGENİTAL: Genital ve idrar yolları sistemi ile ilgili.
ÜROGRAFİ: Damardan kontrast madde verilerek böbrekler, idrar torbası ve idrar yollarının belirli zaman aralıkları ile filmlerinin çekilmesidir.Üriner sistem hakkında teşhis amaçlı yapılan işlemdir.
ÜROLOJİ: Kadın ve erkeklerdeki idrar yolları ve üreme sistemleri ile ilgili hastalıkları inceleyen bilim dalıdır.Bevliye.
ÜRTİKER: Hassasiyet sonucu ortaya çıkan deri döküntüleri ve kaşıntı ile belirgin bir durumdur.
UTERUS BİCORNİS: Uterusun iki boynuzlu olması anlamında bir terimdir.Uterusun üst kısmının çökük olması nedeniyle her iki uç kısımlarının beligin hal alması sonucu ortaya çıkan görünümdür.
UTERUS: Rahim
UTERUS: Rahim, döl yatağı.
UTERUSMİYOM: Rahimde iyi huylu şişkinlikler
UVULA: Küçük dil.

May 19

TABES DORSALİS: Sfilizin ilerlemiş döneminde sinir sistemi tutulumuna bağlı olarak dengesizlik, yürüme güçlüğü görme bozuklukları ile seyreden tabloya verilen isimdir.
TAKİPNE: Çok hızlı solunum.
TALAMUS: Orta beyindeki bir cekirdek grubuna verilen addır.
TALASEMİ: Kalıtsal bir kan hastalığıdır.akdeniz kıyılarında yaşayanlarda daha sık görülür.
TARTAR: Diş taşı.
TAŞİKARDİ: Kalp çarpıntıcı
TELEKARDİOFON: Kalp seslerini hastadan uzakta dinleten alet.
TELENJEKTAZİ: Deride veya mukozalarda kırmızı lekeler şeklinde görülen kılcal, arteriol ve venüllerin genişlemesinden oluşan lezyonlar.
TELEPATİ: Beş duyu işe karışmaksızın düşüncelerin, bu duyuların üstünde bir yolla aktarılması.
TEMPORAL BÖLGE: Şakak bölgesi.
TENDİNİT: Tendon iltihabı.
TENDON: Kasların kemiklere yapışmasını sağlayan yapılar.
TENESMUS: Rektum veya mesanenin iltihaplı durumlarında görülen, ağrılı işeme veya defekasyon duygusu.
TENYA: Barsak paraziti, şerit, yassı solucan.
TERATOJENİK: Organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan
TESTİS: Husye, brada erkeklik hormonları dalğılanır.
TESTİS: Husye, haya
TESTOSTERON: Erkek seks hormonuna verilen addır.
TİNNİTUS: Kulak çınlaması
TONSİLLİT: Bademcik iltihaplanması
TORAKALJİ: Göğüs ağrısı
TREMOR: İrade dışı titremelere verilen addır.
TROMBOZ: Kan damarlarının pıhtı veya ateron (kolesterol) plakları oluşarak tıkanmasıdır.

May 19

S – Ş 

SADİST: Başkasına işkence etmekten zevk alan kişi.
SADİZM: Başkalarına acı vermekten cinsel haz duyma.
SAFRA KESESİ: Karaciğerden salgılanan safranın toplandığı kese şeklindeki organ
SAFRA: Karaciger tarafından salgılanan, yeşilimsi kahverengi bir sıvıdır.
SAGİTTAL: Vücudu sol, sağ şeklinde ortadan ayıran düzlem.
SAK: Kese, torba.
SAKKÜLER: Keseye benzer, torba gibi.
SAKRALİZASYON: Beşinci bel omuru ile kuyruk sokumu kemiğinin birleşik olmasına verilen isim.Yapısal bir farklılıktır.
SAKROİLİAK EKLEM: Sakrumla kalça kemiğinin, sağda ve solda yapmış olduğu eklem.
SAKRUM: Kuyruk sokumu.
SALİSİLİK ASİT: Ateş düşürücü etkisi olan ve aspirin yapımında kullanılan bir madde.
SALMONELLA: Bir bakteri türü.
SALPENJİT: Tuba uterinaların iltihabı.
SALPİNKS: Tuba uterina, rahimle yumurtalıklar arasındaki geçişi sağlayan, sağlı sollu iki tarafta bulunan tüpler.Tüplerin tıkalı olması kısırlığa neden olur.
SEBORE: Yağ bezelerinin aşırı yağ salğılaması
SEDASYON: Hastanın sakinleştirilmesi.
SEFALJİ: Baş ağrısı
SELLULİTS: Bağdokusu iltihabı
SEMPTOM: Patalojik durumu veya hastalğı göstermek üzere vücutta meydana gelen belirti
SEMTOM: Hastalığın belirtileri
SENDROM: Belli belirtilerin oluşturduğu klinik gösteri
SENKOP: Bayılma
SEROTONİN: Bu hormonun yetersizliği sinirsel vepsikolojik rahatsızlıklara sebep olur.
SİMPLEKS: Tek maddeden oluşmuş, basit, sade.
SİNUZİT: Burun boşluğu-, alın boşluğu-, ve çene boşluğundan birinin veya bir kaçının iltihaplanması
SİNÜZİT: Sinüs adı verilen yüzdeki kemik boşlukların iç yüzünü kaplayan mukoza iltihabına ve boşlukta cerahat toplanmasına sinüzit adı verilir.
SİROZ: Bir organda sertleşme ve nedbeleşme ile karakterize fibröz doku oluşumuna verilen isimdir. Ancak bu terim hemen her zaman karaciğerin görevini yapamamasıyla
ilgili, kronik karaciğer iltihabı için kullanılır.
SİSTİS: Mesane
SİSTİT: Mesane iltihaplanması
SİSTİTİS: Mesane iltihaplanması
SİSTOLİK: Kalbin kasılma devresi
SİTOLOJİ: Hücre bilimi.
SKOLYOZ: Omurganın sağ veya sola doğru eğrilikleri ile karakterize şekil bozukluğu.
SKROTUM: Testis torbası, scrotum
SNORE: Horlama
SOMATOSTATİN: Gelişimi önleyen hormon
SOMATOTROPİN: Gelişim hormonu
SPİNAL: Omur
SPİRAL: Spiral, helazon
SPONDİL: Omur
SPONDİLİT: omur veya omurlaın iltihaplanması
SPORN: Mahmuz
STERİL: Kısır
STERİLİTET: Kısırlık
STERNUM: İman kemiği.
SUBKARİNAL: Karinanın altında. (Karina: Trakea’nın ikiye ayrıldığı yere verilen isim)
SUBPLEVRAL: Akciğer zarının altında.
SÜT BEZESİ: Meme dokusu içerisindeki süt üreten bezler.
ŞUUR: Bilinç